TÜRKAP
Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği
Makaleler

SAĞLIK TURİZMİNDE GÜNCEL GELİŞMELER VE GELECEK 

 

Prof. Dr. M. Zeki Karagülle 

Niçin Sağlık Turizmi 

Sağlıklı olma ve yaşama bilinci sürekli gelişen modern insan hem sağlığını koruyup geliştirmek için hem de en yeni ve etkin tedavilere ulaşmak için globalleşen dünyada globalleşen sağlık hizmetlerine ulaşmak istiyor. Giderek "çok" yaşlanan bir dünya nüfusu sağlıklı bir ileri yaşlılık yaşamak istiyor, hatta yaşlanmamak istiyor. Sağlıklı olmak yalnızca fiziksel olarak değil aynı zamanda ruhsal olarak, sosyokültürel olarak ta "fit olmak" olarak algılanıyor. Bu değişen sağlık paradigması wellness kavramını yaratıyor. Deniz, kum ve güneş üçlemesi ile bağlantılı klasik ve "sağlıksız" yaz tatili anlayışı, SPA ve wellness ile karakterize çağdaş ve sağlıklı bir yaz yada kış tatili kavramı ile yer değiştiriyor. 

Sonuçta artık günümüz insanı tatil ile sağlığı, turizm ile sağlığı bağdaştırıyor ve bütünsel sağlık yaklaşımını benimsiyor. Günümüz insanı bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasının da desteğiyle, özellikle modern bilimsel tıptaki tüm yeni bilimsel ve teknolojik gelişmelere sadece sağlık ve tedavi amaçlı değil güzellik ve "yaşlanmamak" (anti-aging) için de ulaşmak istiyor. İşte kısaca özetlemeye çalıştığımız bu gelişmeler sağlık turizmi kavramını bizlere tanıtıyor. Sağlık turizmi dünyada ve ülkemizde hızla gündeme oturan bir "yeni" turistik eğilim olmakla kalmıyor, sağlık turizmi sektörü de hızla büyüyüp gelişiyor. 

Medikal Turizm 

Sağlık turizminin önemli bir halkasını medikal turizm oluşturuyor. Burada diş, göz, estetik, kalp-damar ve eklem protezleri gibi cerrahi girişimler devreye giriyor ve bu girişimlerde hem başarı hem de fiyat avantajları ile ön plana çıkan ülke ve hastanelere insanlar yöneliyor. Bu ülkeler ve merkezler Güney Avrupa, Güney Asya ve Güney Amerika'da sivriliyorlar. Çünkü bu ülkelerde yapılan tedavi ve cerrahi girişimlerin fiyatları kuzeydeki ülkelerden çok daha düşük düzeylerde kalıyor. Bu yüzden de, bu girişimlerin giderleri bazı kuzey ülkelerinde resmi veya özel sağlık sigorta kurumları tarafından karşılanıyor. 

Diğer yandan, bu ülkeler hem kolay ulaşılabilir mesafelerde hem de modern tıbbı hizmetleri etkin, yararlı ve başarılı bir şekilde sunabilecek alt yapı, donanım, teknoloji, ve eğitimli insan kaynağına sahipler. Ancak bu hizmetleri üretme maliyetleri gelişmiş kuzey ülkelerinden daha düşük kaldığından güney ülkelerinde bu tıbbi hizmetler maliyet etkin hale dönüşüyor. Bu nedenler kuzey ülke vatandaşlarının kendi ceplerinden de harcama yaparak bu tedavileri ve cerrahi girişimleri güney ülkelerinde yaptırmayı tercih ediyorlar. Ancak, tercihlerine o ülkenin turistik olarak çekiciliği değil hizmetlerin maliyet etkin olma karakteristiği yön veriyor. 

İşte bu noktada medikal turizm değil "medikal seyahat" devreye giriyor. Artık gidilen ülkede ki turistik atraksiyon ve çeşitlilik önemini yitiriyor. Bu olgu gelecekte daha baskın olma potansiyeli taşıyor. Başarıları ile ünlü hastane, sağlık kuruluşları ya da beceri, deneyim ve ustalıkları ile ünlü doktorlar, cerrahlar medikal turizmde seçilen ve arananlar arasında olacaklar. 

Termal Turizm 

Sağlık turizminin akla ilk gelen unsuru olan termal/kaplıca turizmi halen önemini koruyor ve geleneksel ama vazgeçilmez bir öğe olarak ön plana çıkıyor. Aslında geçmişi turizmle her zaman bağlantılı olan termal tedaviler ve kaplıca ziyaretleri son yıllarda bir iç turizm olgusu olmaktan çok bir dış turizm olgusu olarak gündeme geliyor. Bu şekliyle de termal turizm sağlık turizminin yeni ve cazip bir seçeneğini oluşturuyor. Özellikle orta ve kuzey Avrupa ülkelerinde yaşayan potansiyel termal turizm "müşterileri" daha doğru bir tanımla "termal küristler" Türkiye termallerini tercih edebilirler. 

Çünkü, Türkiye'nin yaygın bilinen klimatik ve ekonomik avantajları burada da devreye girebilir. Yeter ki, kaplıca tesislerimiz özgün Türk kaplıcası niteliğinden ödün vermeden Avrupa kalite standartlarını taşısın. Ayrıca, eğitimli deneyimli ve dil bilen personel istihdamı ile kaliteli ve etkin hizmet üretebilsinler. Evet, Türkiye toprakları termal ve mineral su kaynakları bakımından çok zengin, bu zenginlik yaşadığımız topraklarda 5 bin yıllık bir kaplıca geleneği de geliştirmiş durumda, ama bunları çağdaş tesislerde bilimsel temelde kullanabilme becerisinin de gösterilmesi gerekiyor. İşte o zaman Türkiye kaplıcaları sağlık turizminin lokomotifi işlevini görecek ve hak ettiği uluslararası saygınlığı kazanabilecektir. 

SPA ve Wellness Turizmi 

Ülkemiz ve dünyada kaplıca ve termaller yanında diğer doğal ve geleneksel tedavi ve uygulamalarının ağırlıkta olduğu wellness turizmi sağlık turizminin en yeni yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Wellness denen bu "sihirli" sözcük altında toplanan sağlık turizmi aktiviteleri ya klasik bir tatili renklendiriyor ya da amaçlı bir sağlık tatilinin paketleri olarak seçiliyor. Wellness turizminin sağlık turizmine hediye ettiği tesis tipi SPA'lar muazzam bir büyüme-gelişme göstererek sağlık turizminin merkezine oturuyor. 

Özellikle Güney Asya kaynaklı geleneksel tıp uygulamaları, sahil şeritlerinde talassoterapi, şehirlerde hamam ve sauna ve bir dizi çok değişik uygulamalarla kombine edilip SPA'larda uygulanıyor. Değişik tip ve konseptlerde kurulan SPA'lar sağlık turizminin wellness kompenentinin de giderek çeşitlenmesine yol açıyorlar. Örneğin, HamamSPA, ThaiSPA, ThalassoSPA, Anti-AgingSPA gibi. Ancak sadece wellness alanında değil, SPA'lar giderek sağlık turizminin tüm alanlarında ideal tesis tipi olarak belirginleşiyor ve çoklukla seçiliyorlar. Yakın gelecekte medikal turizm alanda "medikal SPA"lar ve hastanelerle bağlantılı "SPAspital"ler , termal turizm alanda "termal SPA"lar ve wellness turizmi alanında "gemi SPA'lar ve "günübirlik SPA'lar gibi alternatif SPA merkezleri sağlık turizminin parlayan tesis tipleri olacaklar.


13.01.2017